Surori Da Ake Karantawa a Sallah
Jagora mai cike ga surori da ake karantawa a sallah — rubutu na Larabci, ma'ana da lokacin karantawa.
Wannan shafi yana gabatar da surori da ake karantawa akai-akai a cikin sallah, tare da rubutun Larabci da ma'anarsu.
الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ ﴿٢﴾ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ ﴿٣﴾ مَالِكِ يَوْمِ الدِّينِ ﴿٤﴾ إِيَّاكَ نَعْبُدُ وَإِيَّاكَ نَسْتَعِينُ ﴿٥﴾ اهْدِنَا الصِّرَاطَ الْمُسْتَقِيمَ ﴿٦﴾ صِرَاطَ الَّذِينَ أَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْ غَيْرِ الْمَغْضُوبِ عَلَيْهِمْ وَلَا الضَّالِّينَ ﴿٧﴾
Ma'ana
Âlemlerin Rabbi Allah'a hamd olsun. Rahman, Rahim (olan Allah'a). Din gününün sahibine. Yalnız Sana ibadet eder, yalnız Senden yardım dileriz. Bizi doğru yola ilet. Nimet verdiklerinin yoluna; gazaba uğrayanların ve sapıkların yoluna değil.
قُلْ هُوَ اللَّهُ أَحَدٌ ﴿١﴾ اللَّهُ الصَّمَدُ ﴿٢﴾ لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْ ﴿٣﴾ وَلَمْ يَكُن لَّهُ كُفُوًا أَحَدٌ ﴿٤﴾
Ma'ana
De ki: O Allah bir tektir. Allah Samed'dir (her şey O'na muhtaçtır). Doğurmadı ve doğurulmadı. Hiçbir şey O'na denk ve benzer değildir.
قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ الْفَلَقِ ﴿١﴾ مِن شَرِّ مَا خَلَقَ ﴿٢﴾ وَمِن شَرِّ غَاسِقٍ إِذَا وَقَبَ ﴿٣﴾ وَمِن شَرِّ النَّفَّاثَاتِ فِي الْعُقَدِ ﴿٤﴾ وَمِن شَرِّ حَاسِدٍ إِذَا حَسَدَ ﴿٥﴾
Ma'ana
De ki: Sığınırım sabahın Rabbine. Yarattığı şeylerin şerrinden. Karanlığı çöktüğünde gecenin şerrinden. Düğümlere üfleyenlerin şerrinden. Ve haset ettiğinde hasetçinin şerrinden.
قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ النَّاسِ ﴿١﴾ مَلِكِ النَّاسِ ﴿٢﴾ إِلَٰهِ النَّاسِ ﴿٣﴾ مِن شَرِّ الْوَسْوَاسِ الْخَنَّاسِ ﴿٤﴾ الَّذِي يُوَسْوِسُ فِي صُدُورِ النَّاسِ ﴿٥﴾ مِنَ الْجِنَّةِ وَالنَّاسِ ﴿٦﴾
Ma'ana
De ki: Sığınırım insanların Rabbine. İnsanların Melikine. İnsanların İlahine. Sinsi vesvesecinin şerrinden. O ki insanların göğüslerine vesvese verir. Gerek cinlerden gerek insanlardan.
إِنَّا أَعْطَيْنَاكَ الْكَوْثَرَ ﴿١﴾ فَصَلِّ لِرَبِّكَ وَانْحَرْ ﴿٢﴾ إِنَّ شَانِئَكَ هُوَ الْأَبْتَرُ ﴿٣﴾
Ma'ana
Şüphesiz Biz sana Kevser'i verdik. O halde Rabbin için namaz kıl ve kurban kes. Asıl sonu kesik olan, sana kin besleyendir.
وَالْعَصْرِ ﴿١﴾ إِنَّ الْإِنسَانَ لَفِي خُسْرٍ ﴿٢﴾ إِلَّا الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَتَوَاصَوْا بِالْحَقِّ وَتَوَاصَوْا بِالصَّبْرِ ﴿٣﴾
Ma'ana
Zamana andolsun. Gerçekten insan ziyan içindedir. Ancak iman edenler, salih amel işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve birbirlerine sabrı tavsiye edenler hariç.
إِذَا زُلْزِلَتِ الْأَرْضُ زِلْزَالَهَا ﴿١﴾ وَأَخْرَجَتِ الْأَرْضُ أَثْقَالَهَا ﴿٢﴾ وَقَالَ الْإِنسَانُ مَا لَهَا ﴿٣﴾ يَوْمَئِذٍ تُحَدِّثُ أَخْبَارَهَا ﴿٤﴾ بِأَنَّ رَبَّكَ أَوْحَىٰ لَهَا ﴿٥﴾ يَوْمَئِذٍ يَصْدُرُ النَّاسُ أَشْتَاتًا لِّيُرَوْا أَعْمَالَهُمْ ﴿٦﴾ فَمَن يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ خَيْرًا يَرَهُ ﴿٧﴾ وَمَن يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ شَرًّا يَرَهُ ﴿٨﴾
Ma'ana
Yer, o şiddetli sarsıntısıyla sarsıldığında. Ve yer, ağırlıklarını dışarı çıkardığında. İnsan 'ne oluyor buna?' dediğinde. O gün yer, haberlerini anlatır. Çünkü Rabbin ona vahyetmiştir. O gün insanlar, amelleri kendilerine gösterilmek üzere gruplar halinde dönerler. Kim zerre ağırlığınca hayır yaparsa onu görür. Kim de zerre ağırlığınca şer işlerse onu görür.
Tunanin Zuciya
Sallah ba kawai al'ada ta jiki ba ce. Daga Al-Fatihah zuwa Al-Ikhlas, daga Al-Asr zuwa Az-Zalzalah — kowace sura tana barin sakon zurfin a cikin hankali. Mutumin da ya fuskanci waɗannan saƙonni sau biyar a rana ba ya kasancewa iri ɗaya.