الْإِيمَانُ بِضْعٌ وَسَبْعُونَ شُعْبَةً أَعْلَاهَا لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ وَأَدْنَاهَا إِمَاطَةُ ...
İman yetmiş küsur şubedir. En üstünü 'Lâ ilâhe illallah' demek, en aşağısı yoldan eziyet veren şeyi kaldırmaktır.
Mukaddimeİmam İbn Mâce'nin hadis derlemesi. Kütüb-i Sitte'nin altıncı kitabı.
60 hadis
الْإِيمَانُ بِضْعٌ وَسَبْعُونَ شُعْبَةً أَعْلَاهَا لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ وَأَدْنَاهَا إِمَاطَةُ ...
İman yetmiş küsur şubedir. En üstünü 'Lâ ilâhe illallah' demek, en aşağısı yoldan eziyet veren şeyi kaldırmaktır.
Mukaddimeالْمُؤْمِنُ الْقَوِيُّ خَيْرٌ وَأَحَبُّ إِلَى اللَّهِ مِنَ الْمُؤْمِنِ الضَّعِيفِ وَفِي كُلٍّ خَيْرٌ
Kuvvetli mümin, zayıf müminden daha hayırlı ve Allah'a daha sevimlidir. Her ikisinde de hayır vardır.
Mukaddimeمَنْ سَلَكَ طَرِيقًا يَطْلُبُ فِيهِ عِلْمًا سَلَكَ اللَّهُ بِهِ طَرِيقًا مِنْ طُرُقِ الْجَنَّةِ
Kim ilim öğrenmek için bir yola girerse, Allah onu cennet yollarından birine sokmuştur.
Mukaddimeطَلَبُ الْعِلْمِ فَرِيضَةٌ عَلَى كُلِّ مُسْلِمٍ
İlim öğrenmek her Müslümana farzdır.
Kitâbu'l-Mukaddimeفَضْلُ الْعَالِمِ عَلَى الْعَابِدِ كَفَضْلِ الْقَمَرِ عَلَى سَائِرِ الْكَوَاكِبِ
Âlimin âbide üstünlüğü, ayın diğer yıldızlara üstünlüğü gibidir.
Mukaddimeفَضْلُ الْعَالِمِ عَلَى الْعَابِدِ كَفَضْلِ الْقَمَرِ عَلَى سَائِرِ الْكَوَاكِبِ
Âlimin âbide üstünlüğü, ayın diğer yıldızlara üstünlüğü gibidir.
Kitâbu'l-Mukaddimeالطُّهُورُ شَطْرُ الْإِيمَانِ
Temizlik imanın yarısıdır.
Kitabut-Tahareلَوْلَا أَنْ أَشُقَّ عَلَى أُمَّتِي لَأَمَرْتُهُمْ بِالسِّوَاكِ عِنْدَ كُلِّ صَلَاةٍ
Ümmetime zorluk olmasa, her namazda misvak kullanmalarını emrederdim.
Kitâbu't-Tahâre (Temizlik)السِّوَاكُ مَطْهَرَةٌ لِلْفَمِ مَرْضَاةٌ لِلرَّبِّ
Misvak ağız için temizleyici, Rab için rızâ vesilesidir.
Kitâbu't-Tahâreإِنَّهُ سَيَكُونُ فِي هَذِهِ الْأُمَّةِ قَوْمٌ يَعْتَدُونَ فِي الطُّهُورِ وَالدُّعَاءِ
Bu ümmette abdest ve duada haddi aşan bir topluluk olacaktır.
Kitâbü't-Tahâreمَنْ صَلَّى الصُّبْحَ فِي جَمَاعَةٍ فَهُوَ فِي ذِمَّةِ اللَّهِ
Kim sabah namazını cemaatle kılarsa, Allah'ın zimmetindedir.
Kitâbü's-Salâtمَنْ فَاتَتْهُ صَلَاةُ الْعَصْرِ فَكَأَنَّمَا وُتِرَ أَهْلَهُ وَمَالَهُ
İkindi namazını kaçıran, sanki ailesini ve malını kaybetmiş gibidir.
Kitâbü's-Salâtأَكْثِرُوا الصَّلَاةَ عَلَيَّ يَوْمَ الْجُمُعَةِ
Cuma günü bana çokça salavat getirin.
Kitâbü İkâmeti's-Salâtمَنْ صَلَّى الضُّحَى ثِنْتَيْ عَشْرَةَ رَكْعَةً بَنَى اللَّهُ لَهُ قَصْرًا فِي الْجَنَّةِ
Kim kuşluk namazını on iki rekât kılarsa, Allah ona cennette bir köşk yapar.
Kitâbü İkâmeti's-Salâtأَوَّلُ مَا يُحَاسَبُ بِهِ الْعَبْدُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ الصَّلَاةُ
Kıyamet günü kulun ilk hesaba çekileceği şey namazdır.
Kitâbü's-Salâtمَنْ عَادَ مَرِيضًا لَمْ يَزَلْ فِي خُرْفَةِ الْجَنَّةِ حَتَّى يَرْجِعَ
Kim bir hastayı ziyaret ederse, geri dönünceye kadar cennet bahçesinde bulunur.
Kitâbu'l-Cenâizثَلَاثَةٌ لَا تُرَدُّ دَعْوَتُهُمْ: الصَّائِمُ حَتَّى يُفْطِرَ، وَالْإِمَامُ الْعَادِلُ، وَدَعْوَةُ ...
Üç kişinin duası reddolunmaz: Oruçlu iftar edinceye kadar, adil imam ve mazlumun duası.
Kitâbü's-Sıyâmالْيَدُ الْعُلْيَا خَيْرٌ مِنَ الْيَدِ السُّفْلَى
Veren el, alan elden hayırlıdır.
Kitâbü'z-Zekâtصَدَقَةُ السِّرِّ تُطْفِئُ غَضَبَ الرَّبِّ
Gizli sadaka Rabbin gazabını söndürür.
Kitâbü'z-Zekâtالنِّكَاحُ مِنْ سُنَّتِي فَمَنْ لَمْ يَعْمَلْ بِسُنَّتِي فَلَيْسَ مِنِّي وَتَزَوَّجُوا فَإِنِّي مُكَ...
Nikâh benim sünnetimdir. Kim sünnetimle amel etmezse benden değildir. Evleniniz, çünkü ben diğer ümmetlere karşı sizin çokluğunuzla...
Kitâbu'n-Nikâhخَيْرُكُمْ خَيْرُكُمْ لِأَهْلِهِ وَأَنَا خَيْرُكُمْ لِأَهْلِي
Sizin en hayırlınız, ailesine en hayırlı olanınızdır. Ben de aileme karşı en hayırlınızım.
Kitâbü'n-Nikâhلَا ضَرَرَ وَلَا ضِرَارَ
Zarar vermek de zarara zararla karşılık vermek de yoktur.
Kitâbu'l-Ahkâmلَا يَحِلُّ مَالُ امْرِئٍ مُسْلِمٍ إِلَّا بِطِيبِ نَفْسٍ مِنْهُ
Bir Müslümanın malı ancak gönül rızasıyla helâl olur.
Kitâbu't-Ticârâtلَا ضَرَرَ وَلَا ضِرَارَ
Zarara uğratmak da zarara karşılık vermek de yoktur.
Kitâbu'l-Ahkâmانْصُرْ أَخَاكَ ظَالِمًا أَوْ مَظْلُومًا
Kardeşine zulme uğramış da olsa, zalim de olsa yardım et.
Kitâbü'l-Fitenمَنْ كَانَتْ عِنْدَهُ مَظْلِمَةٌ لِأَخِيهِ فَلْيَتَحَلَّلْهُ مِنْهَا
Kimin kardeşine karşı bir haksızlığı varsa, ondan helallik dilesin.
Kitâbü'l-Fitenمَا نَقَصَتْ صَدَقَةٌ مِنْ مَالٍ
Sadaka malı eksiltmez.
Kitâbü'z-Zekâtالْجَنَّةُ تَحْتَ أَقْدَامِ الْأُمَّهَاتِ
Cennet annelerin ayakları altındadır.
Kitâbü'l-Cihâdمَا آمَنَ بِي مَنْ بَاتَ شَبْعَانَ وَجَارُهُ جَائِعٌ إِلَى جَنْبِهِ وَهُوَ يَعْلَمُ بِهِ
Komşusu açken tok yatıp da bunu bilen kimse bana iman etmiş değildir.
Kitâbü'l-Edebيَسِّرُوا وَلَا تُعَسِّرُوا وَبَشِّرُوا وَلَا تُنَفِّرُوا
Kolaylaştırın, zorlaştırmayın. Müjdeleyin, nefret ettirmeyin.
Kitabul-Ilimرِضَا الرَّبِّ فِي رِضَا الْوَالِدِ، وَسَخَطُ الرَّبِّ فِي سَخَطِ الْوَالِدِ
Rabbin rızası, anne-babanın rızasındadır. Rabbin gazabı, anne-babanın gazabındadır.
Kitâbu'l-Edebمَنْ أَحَبَّ أَنْ يُبْسَطَ لَهُ فِي رِزْقِهِ وَيُنْسَأَ لَهُ فِي أَثَرِهِ فَلْيَصِلْ رَحِمَهُ
Kim rızkının genişletilmesini ve ömrünün uzatılmasını isterse, akraba ziyareti yapsın.
Kitâbü'l-Edebأَنَا وَكَافِلُ الْيَتِيمِ فِي الْجَنَّةِ هَكَذَا وَأَشَارَ بِالسَّبَّابَةِ وَالْوُسْطَى
Ben ve yetimi himaye eden kimse, cennette şöylece yanyanayız, dedi ve işaret parmağıyla orta parmağını gösterdi.
Kitâbü'l-Edebمَا زَالَ جِبْرِيلُ يُوصِينِي بِالْجَارِ حَتَّى ظَنَنْتُ أَنَّهُ سَيُوَرِّثُهُ
Cebrail bana komşu hakkında o kadar tavsiyede bulundu ki, onu mirasçı kılacak sandım.
Kitâbü'l-Edebالْكَلِمَةُ الطَّيِّبَةُ صَدَقَةٌ
Güzel söz sadakadır.
Kitâbü'l-Edebتَبَسُّمُكَ فِي وَجْهِ أَخِيكَ لَكَ صَدَقَةٌ
Kardeşinin yüzüne tebessüm etmen sadakadır.
Kitâbü'l-Edebإِنَّ الرِّفْقَ لَا يَكُونُ فِي شَيْءٍ إِلَّا زَانَهُ وَلَا يُنْزَعُ مِنْ شَيْءٍ إِلَّا شَانَهُ
Yumuşaklık bir şeyde bulunursa onu güzelleştirir, bir şeyden çıkarılırsa onu çirkinleştirir.
Kitâbü'l-Edebأَفْشُوا السَّلَامَ بَيْنَكُمْ
Aranızda selamı yayın.
Kitâbu'l-Edebارْحَمُوا مَنْ فِي الْأَرْضِ يَرْحَمْكُمْ مَنْ فِي السَّمَاءِ
Yeryüzündekilere merhamet edin ki, gökteki de size merhamet etsin.
Kitâbü'l-Edebأَلَا أُنَبِّئُكُمْ بِخَيْرِ أَعْمَالِكُمْ وَأَزْكَاهَا عِنْدَ مَلِيكِكُمْ وَأَرْفَعِهَا فِي دَرَجَا...
'Size amellerinizin en hayırlısını, en temizini, derecelerinizi en çok yükselteni ve altın gümüş infak etmekten daha hayırlı olanını haber...
Kitâbu'l-Edebالدُّعَاءُ هُوَ الْعِبَادَةُ
Dua ibadetin ta kendisidir.
Kitâbu'z-Zikr ve'd-Duâ (Zikir ve Dua)لَا يَشْكُرُ اللَّهَ مَنْ لَا يَشْكُرُ النَّاسَ
İnsanlara teşekkür etmeyen, Allah'a şükretmemiş olur.
Kitâbu'l-Edebأَتَدْرُونَ مَا الْغِيبَةُ قَالُوا اللَّهُ وَرَسُولُهُ أَعْلَمُ قَالَ ذِكْرُكَ أَخَاكَ بِمَا يَكْرَه...
Gıybetin ne olduğunu biliyor musunuz? Dediler: Allah ve Rasûlü bilir. Buyurdu: Kardeşini hoşlanmayacağı şeyle anmandır.
Kitâbü'l-Edebلَا يُلْدَغُ الْمُؤْمِنُ مِنْ جُحْرٍ وَاحِدٍ مَرَّتَيْنِ
Mümin aynı delikten iki kez sokulmaz.
Kitâbü'l-Fitenالْحَلَالُ بَيِّنٌ وَالْحَرَامُ بَيِّنٌ وَبَيْنَهُمَا أُمُورٌ مُشْتَبِهَاتٌ
Helal bellidir, haram bellidir. İkisinin arasında şüpheli şeyler vardır.
Kitâbü'l-Fitenمَا نَهَيْتُكُمْ عَنْهُ فَاجْتَنِبُوهُ وَمَا أَمَرْتُكُمْ بِهِ فَأْتُوا مِنْهُ مَا اسْتَطَعْتُمْ
Size yasakladığım şeylerden kaçının. Emrettiğim şeyleri de gücünüz yettiğince yapın.
Kitâbu'l-Mukaddimeالْعِبَادَةُ فِي الْهَرْجِ كَهِجْرَةٍ إِلَيَّ
Fitne zamanında ibadet, bana hicret etmek gibidir.
Kitâbü'l-Fitenبَدَأَ الْإِسْلَامُ غَرِيبًا وَسَيَعُودُ غَرِيبًا كَمَا بَدَأَ فَطُوبَى لِلْغُرَبَاءِ
İslam garip olarak başladı, tekrar garip hale dönecektir. Gariplere müjdeler olsun!
Kitâbü'l-Fitenوَالصَّبْرُ ضِيَاءٌ
Sabır ışıktır.
Kitâbü'z-Zühdالدُّنْيَا سِجْنُ الْمُؤْمِنِ وَجَنَّةُ الْكَافِرِ
Dünya müminin zindanı, kâfirin cennetidir.
Kitâbü'z-Zühd (Zühdü)سَبْعَةٌ يُظِلُّهُمُ اللَّهُ فِي ظِلِّهِ يَوْمَ لَا ظِلَّ إِلَّا ظِلُّهُ
Yedi sınıf insan vardır ki Allah, kendi gölgesinden başka gölge olmayan günde onları gölgelendirir.
Kitâbü'z-Zühdالتَّقْوَى هَاهُنَا، وَأَشَارَ إِلَى صَدْرِهِ ثَلَاثَ مَرَّاتٍ
Takva buradadır — ve üç kez göğsüne işaret etti.
Kitâbu'z-Zühdمَنِ اسْتَوَى يَوْمَاهُ فَهُوَ مَغْبُونٌ
İki günü eşit olan zarardadır.
Kitâbu'z-Zühdنِعْمَتَانِ مَغْبُونٌ فِيهِمَا كَثِيرٌ مِنَ النَّاسِ الصِّحَّةُ وَالْفَرَاغُ
İki nimet vardır ki insanların çoğu bunlarda aldanmıştır: Sağlık ve boş vakit.
Kitabur-Rikakإِذَا لَمْ تَسْتَحِ فَاصْنَعْ مَا شِئْتَ
Utanmıyorsan istediğini yap.
Kitâbu'l-Birr ve's-Sıla (İyilik ve Akraba İlişkileri)إِيَّاكُمْ وَالْحَسَدَ فَإِنَّ الْحَسَدَ يَأْكُلُ الْحَسَنَاتِ كَمَا تَأْكُلُ النَّارُ الْحَطَبَ
Hasetten sakının! Çünkü haset, ateşin odunu yediği gibi iyilikleri yer.
Kitâbü'z-Zühdالصَّدَقَةُ تُطْفِئُ الْخَطِيئَةَ كَمَا يُطْفِئُ الْمَاءُ النَّارَ
Sadaka günahı, suyun ateşi söndürmesi gibi söndürür.
Kitâbü'z-Zühdأَلَا إِنَّ فِي الْجَسَدِ مُضْغَةً إِذَا صَلَحَتْ صَلَحَ الْجَسَدُ كُلُّهُ وَإِذَا فَسَدَتْ فَسَدَ ا...
Dikkat edin! Vücutta bir et parçası vardır; o düzgün olursa bütün vücut düzgün olur, o bozulursa bütün vücut bozulur. Dikkat edin, o...
Kitâbu'l-Fitenاتَّقِ اللَّهَ حَيْثُمَا كُنْتَ وَأَتْبِعِ السَّيِّئَةَ الْحَسَنَةَ تَمْحُهَا وَخَالِقِ النَّاسَ بِخ...
Nerede olursan ol Allah'tan kork, kötülüğün ardından iyilik yap ki onu silsin ve insanlara güzel ahlakla muamele et.
Kitâbü'z-Zühdإِنَّمَا الْأَعْمَالُ بِالنِّيَّاتِ وَإِنَّمَا لِكُلِّ امْرِئٍ مَا نَوَى
Ameller ancak niyetlere göredir. Herkes için ancak niyet ettiği şey vardır.
Kitâbü'z-Zühd