İçeriğe Atla
NurVerse
Kur'anNamaz VakitleriTakvimHadislerDualar
NurVerse

Kur'an oku, namaz vakitlerini takip et, dua et ve İslami hayatını zenginleştir.

© 2026 NurVerse. Tüm hakları saklıdır.

Uygulamayı YükleİletişimGizlilik PolitikasıKullanım Koşulları
Sure Listesi
Mushaf Görünümü
0/50

المرسلات

Al-Mursalat

Mürselât

Mekki·50 ayet

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ

77:1
Cüz 29
Cüz 29 · Hizb 58 · Sayfa 580

وَٱلْمُرْسَلَـٰتِ عُرْفًا﴿١﴾

Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.

—
77:2
Cüz 29 · Hizb 58 · Sayfa 580

فَٱلْعَـٰصِفَـٰتِ عَصْفًا﴿٢﴾

Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.

—
77:3
Cüz 29 · Hizb 58 · Sayfa 580

وَٱلنَّـٰشِرَٰتِ نَشْرًا﴿٣﴾

Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.

—
77:4
Cüz 29 · Hizb 58 · Sayfa 580

فَٱلْفَـٰرِقَـٰتِ فَرْقًا﴿٤﴾

Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.

—
77:5
Cüz 29 · Hizb 58 · Sayfa 580

فَٱلْمُلْقِيَـٰتِ ذِكْرًا﴿٥﴾

Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.

—
77:6
Cüz 29 · Hizb 58 · Sayfa 580

عُذْرًا أَوْ نُذْرًا﴿٦﴾

Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.

—
77:7
Cüz 29 · Hizb 58 · Sayfa 580

إِنَّمَا تُوعَدُونَ لَوَٰقِعٌ﴿٧﴾

Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.

—
77:8
Cüz 29 · Hizb 58 · Sayfa 580

فَإِذَا ٱلنُّجُومُ طُمِسَتْ﴿٨﴾

Yıldızların ışığı giderildiği zaman,

—
77:9
Cüz 29 · Hizb 58 · Sayfa 580

وَإِذَا ٱلسَّمَآءُ فُرِجَتْ﴿٩﴾

Gök yarıldığı zaman,

—
77:10
Cüz 29 · Hizb 58 · Sayfa 580

وَإِذَا ٱلْجِبَالُ نُسِفَتْ﴿١٠﴾

Dağlar pamuk gibi atıldığı zaman,

—
77:11
Cüz 29 · Hizb 58 · Sayfa 580

وَإِذَا ٱلرُّسُلُ أُقِّتَتْ﴿١١﴾

Peygamberlere ümmetleri hakkında şahidlik vakitleri bildirildiği zaman;

—
77:12
Cüz 29 · Hizb 58 · Sayfa 580

لِأَىِّ يَوْمٍ أُجِّلَتْ﴿١٢﴾

Bu, hangi güne bırakılmıştı?

—
77:13
Cüz 29 · Hizb 58 · Sayfa 580

لِيَوْمِ ٱلْفَصْلِ﴿١٣﴾

Hüküm gününe bırakılmıştı.

—
77:14
Cüz 29 · Hizb 58 · Sayfa 580

وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا يَوْمُ ٱلْفَصْلِ﴿١٤﴾

Hüküm gününün ne olduğunu sen nerden bilirsin?

—
77:15
Cüz 29 · Hizb 58 · Sayfa 580

وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ﴿١٥﴾

O gün yalanlamış olanların vay haline!

—
77:16
Cüz 29 · Hizb 58 · Sayfa 580

أَلَمْ نُهْلِكِ ٱلْأَوَّلِينَ﴿١٦﴾

Öncekileri yok etmedik mi? Ardından, sonrakileri de onlara katarız.

—
77:17
Cüz 29 · Hizb 58 · Sayfa 580

ثُمَّ نُتْبِعُهُمُ ٱلْـَٔاخِرِينَ﴿١٧﴾

Öncekileri yok etmedik mi? Ardından, sonrakileri de onlara katarız.

—
77:18
Cüz 29 · Hizb 58 · Sayfa 580

كَذَٰلِكَ نَفْعَلُ بِٱلْمُجْرِمِينَ﴿١٨﴾

Suçlulara böyle yaparız.

—
77:19
Cüz 29 · Hizb 58 · Sayfa 580

وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ﴿١٩﴾

O gün, yalanlamış olanların vay haline!.

—
77:20
Cüz 29 · Hizb 58 · Sayfa 581

أَلَمْ نَخْلُقكُّم مِّن مَّآءٍ مَّهِينٍ﴿٢٠﴾

Sizi bayağı bir sudan yaratıp onu belli bir süreye kadar sağlam bir yere yerleştirmedik mi?

—
77:21
Cüz 29 · Hizb 58 · Sayfa 581

فَجَعَلْنَـٰهُ فِى قَرَارٍ مَّكِينٍ﴿٢١﴾

Sizi bayağı bir sudan yaratıp onu belli bir süreye kadar sağlam bir yere yerleştirmedik mi?

—
77:22
Cüz 29 · Hizb 58 · Sayfa 581

إِلَىٰ قَدَرٍ مَّعْلُومٍ﴿٢٢﴾

Sizi bayağı bir sudan yaratıp onu belli bir süreye kadar sağlam bir yere yerleştirmedik mi?

—
77:23
Cüz 29 · Hizb 58 · Sayfa 581

فَقَدَرْنَا فَنِعْمَ ٱلْقَـٰدِرُونَ﴿٢٣﴾

Buna gücümüz yeter; Biz ne güzel güç yetireniz!

—
77:24
Cüz 29 · Hizb 58 · Sayfa 581

وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ﴿٢٤﴾

O gün yalanlamış olanların vay haline!

—
77:25
Cüz 29 · Hizb 58 · Sayfa 581

أَلَمْ نَجْعَلِ ٱلْأَرْضَ كِفَاتًا﴿٢٥﴾

Biz yeryüzünü, dirilerin ve ölülerin toplantı yeri yapmadık mı?

—
77:26
Cüz 29 · Hizb 58 · Sayfa 581

أَحْيَآءً وَأَمْوَٰتًا﴿٢٦﴾

Biz yeryüzünü, dirilerin ve ölülerin toplantı yeri yapmadık mı?

—
77:27
Cüz 29 · Hizb 58 · Sayfa 581

وَجَعَلْنَا فِيهَا رَوَٰسِىَ شَـٰمِخَـٰتٍ وَأَسْقَيْنَـٰكُم مَّآءً فُرَاتًا﴿٢٧﴾

Orada yüksek yüksek sabit dağlar var edip size tatlı sular içirmedik mi?

—
77:28
Cüz 29 · Hizb 58 · Sayfa 581

وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ﴿٢٨﴾

Yalanlamış olanların vay o gün haline!

—
77:29
Cüz 29 · Hizb 58 · Sayfa 581

ٱنطَلِقُوٓا۟ إِلَىٰ مَا كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ﴿٢٩﴾

İnkarcılara o gün şöyle denir: "yalanlayıp durduğunuz şeye gidin;"

—
77:30
Cüz 29 · Hizb 58 · Sayfa 581

ٱنطَلِقُوٓا۟ إِلَىٰ ظِلٍّ ذِى ثَلَـٰثِ شُعَبٍ﴿٣٠﴾

"gölge yapmayan ve ateşten de korumayan cehennem dumanının üç kollu gölgesine gidin."

—
77:31
Cüz 29 · Hizb 58 · Sayfa 581

لَّا ظَلِيلٍ وَلَا يُغْنِى مِنَ ٱللَّهَبِ﴿٣١﴾

"gölge yapmayan ve ateşten de korumayan cehennem dumanının üç kollu gölgesine gidin."

—
77:32
Cüz 29 · Hizb 58 · Sayfa 581

إِنَّهَا تَرْمِى بِشَرَرٍ كَٱلْقَصْرِ﴿٣٢﴾

O gölgenin saçtığı her bir kıvılcım sanki birer sarı devedir, konak gibi de büyüktür.

—
77:33
Cüz 29 · Hizb 58 · Sayfa 581

كَأَنَّهُۥ جِمَـٰلَتٌ صُفْرٌ﴿٣٣﴾

O gölgenin saçtığı her bir kıvılcım sanki birer sarı devedir, konak gibi de büyüktür.

—
77:34
Cüz 29 · Hizb 58 · Sayfa 581

وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ﴿٣٤﴾

Yalanlamış olanların o gün vay haline!

—
77:35
Cüz 29 · Hizb 58 · Sayfa 581

هَـٰذَا يَوْمُ لَا يَنطِقُونَ﴿٣٥﴾

Bu, onların konuşamayacakları gündür.

—
77:36
Cüz 29 · Hizb 58 · Sayfa 581

وَلَا يُؤْذَنُ لَهُمْ فَيَعْتَذِرُونَ﴿٣٦﴾

Onlara izin de verilmez ki özür beyan etsinler.

—
77:37
Cüz 29 · Hizb 58 · Sayfa 581

وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ﴿٣٧﴾

Yalanlamış olanların o gün vay haline!

—
77:38
Cüz 29 · Hizb 58 · Sayfa 581

هَـٰذَا يَوْمُ ٱلْفَصْلِ ۖ جَمَعْنَـٰكُمْ وَٱلْأَوَّلِينَ﴿٣٨﴾

"Bu, sizleri ve öncekileri topladığımız hüküm günüdür."

—
77:39
Cüz 29 · Hizb 58 · Sayfa 581

فَإِن كَانَ لَكُمْ كَيْدٌ فَكِيدُونِ﴿٣٩﴾

"Eğer bir düzeniniz varsa Bana kurun."

—
77:40
Cüz 29 · Hizb 58 · Sayfa 581

وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ﴿٤٠﴾

Yalanlamış olanların o gün vay haline!.

—
77:41
Cüz 29 · Hizb 58 · Sayfa 581

إِنَّ ٱلْمُتَّقِينَ فِى ظِلَـٰلٍ وَعُيُونٍ﴿٤١﴾

Allah'a karşı gelmekten sakınmış olanlar, elbette gölgeliklerde ve pınar başlarındadırlar.

—
77:42
Cüz 29 · Hizb 58 · Sayfa 581

وَفَوَٰكِهَ مِمَّا يَشْتَهُونَ﴿٤٢﴾

Canlarının istediği meyveler arasındadırlar.

—
77:43
Cüz 29 · Hizb 58 · Sayfa 581

كُلُوا۟ وَٱشْرَبُوا۟ هَنِيٓـًٔۢا بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ﴿٤٣﴾

Onlara denir ki: "İşlediklerinize karşılık afiyetle yiyiniz, içiniz."

—
77:44
Cüz 29 · Hizb 58 · Sayfa 581

إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ﴿٤٤﴾

Biz, iyi davrananlara işte böyle karşılık veririz.

—
77:45
Cüz 29 · Hizb 58 · Sayfa 581

وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ﴿٤٥﴾

O gün yalanlamış olanların vay haline

—
77:46
Cüz 29 · Hizb 58 · Sayfa 581

كُلُوا۟ وَتَمَتَّعُوا۟ قَلِيلًا إِنَّكُم مُّجْرِمُونَ﴿٤٦﴾

Yiyiniz, biraz zevkleniniz bakalım, doğrusu sizler suçlularsınız.

—
77:47
Cüz 29 · Hizb 58 · Sayfa 581

وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ﴿٤٧﴾

O gün yalanlamış olanların vay haline!

—
77:48
Cüz 29 · Hizb 58 · Sayfa 581

وَإِذَا قِيلَ لَهُمُ ٱرْكَعُوا۟ لَا يَرْكَعُونَ﴿٤٨﴾

Onlara "Rüku edin" denildiğinde rükua varmazlar.

—
77:49
Cüz 29 · Hizb 58 · Sayfa 581

وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ﴿٤٩﴾

O gün yalanlamış olanların vay haline!

—
77:50
Cüz 29 · Hizb 58 · Sayfa 581

فَبِأَىِّ حَدِيثٍۭ بَعْدَهُۥ يُؤْمِنُونَ﴿٥٠﴾

Kuran'dan başka hangi söze inanacaklar?

—
Önceki AyetAl-InsanSonraki AyetAn-Naba